Kayıtlar

Şehir Trenleri Yeniden Geliyor

Resim
Ş ehrin merkezi ile dışını birleştiren gün içinde yolcu taşıyan nostaljik ‘banliyö (şehir treni) trenleri’ yeniden trafiğe çözüm olarak görülüyor. Günümüzde şehirlerin geniş bir coğrafyaya yayılması nedeniyle artan trafik sıkışıklığı, ‘banliyö tenleri’yle giderilmeye çalışılacak. Evrimleşen şehirler, sosyal, çevresel ve teknolojik etkilerle karmaşık hale gelirken; iklim değişikliği şehirlerin daha dayanıklı yapılara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Zamanımızda şehirlerin şekillenmesinde aktif rol oynayacak gibi gözüken, yapay zeka uygulamaları ‘banliyö trenleri’ni çözüm olarak işaret ediyor. Mimarlık ve şehir tasarımı üzerinde araştırma yapan  Fast Co Design , geleceğin kentsel tasarımını şekillendirmesi beklenen yedi trendi belirledi. Bunlar: Algoritmik tasarım şehirleri ‘banliyö’ye yeniden ihtiyaç duyacak, yeni trend otomobiller yolların tasarımını değiştirecek, değişik kuşaklar bir arada yaşayacak, mağazacılığa özgü olarak görülen ‘butik’ kavramından esinlenerek, üst gelir g...

‘Yapay Zeka’ Teşhiste Doktorlara Rakip Çıktı

Resim
Geçtiğimiz aylarda, İngiltere’deki  bir hastanede uzun süredir çalışan   araştırmacı grubu, kalp hastalığı ve akciğer kanseri taramalarına bakarak teşhis koyabilen bir ‘yapay zeka’  geliştirdiği açıklanmıştı. Geliştirilen ‘yapay zeka’yla hastalıkların çok daha erken aşamalarda teşhis edilmesi sağlanarak, milyarlarca pound kar edilmesinin planlandığı duyurulmuştu. Kalp hastalığını tespit eden ‘yapay zeka’nın bu yaz aylarından itibaren İngiltere Devlet Sağlık Hizmeti Hastaneleri’nde ( NHS ) ücretsiz olarak sunulmaya başlanması bekleniyor. Kalp cerrahları, taramalarda kalp atışlarını inceleyerek, bir sorun olup olmadığını söyleyebiliyor. İngiltere’deki John Radcliffe Hastanesi’nde geliştirilen ‘yapay zeka’ sistemi ise kalp taramalarını çok daha doğru şekilde okuyabiliyor. Doktorların taramalarda göremediği detayları fark edebiliyor. Daha sonra hastanın kalp krizi geçirme riski olduğuna dair bir tavsiyede bulunuyor. Sistem, altı kardiyoloji biriminde klinik deneme...

Karşılıksız ‘Vatandaşlık Maaşı’ Hayal mi?

Resim
İş gücünün giderek makinelere ve robotlara devredilmesiyle dünya liderleri, boşlukta kalan ve işsiz olarak değerlendirilen nüfusun yaşamlarını nasıl ikame ettirebilecekleri konusunu düşünmeye başladı bile. İnternet platformunda açılan ve online olarak eğitim veren web siteleri büyük bir hızla çoğalıyor. Eski meslekler yok olup gidecek derken, sanırım online olarak ya da teorik-pratik kavramında   yaygınlaşacak olan ‘meslek kursları’ yok olmaya yüz tutmuş ya da yok olmuş işleri yeniden canlandırarak; bu noktada ortaya atılan öngörüleri de boşa çıkaracak gibi gözüküyor. Yirmi birinci yüzyıl devam ediyor ama: endüstrinin otomasyonlaştığı ortamda geleneksel işlerin önem kazanması elbette ki kaçınılmaz… Böylece teknoloji bir taraftan geleneksel işlerin yeniden hatırlanmasını sağlarken, diğer yandan da bu işlere heves edenleri yetiştirme noktasında destek oluyor. Gelecek korkusu yaşayan yirmi birinci yüz yıl vatandaşı kendi işini kendisi yaratma yeteneğini kazanıyor.   Yak...

4.0 ile Küresel Üretimin Haritası Değişecek

Resim
‘Dördüncü Sanayi Devrimi’nin küresel üretim haritasını değiştireceği öngörülüyor. Yeni ürün ve hizmetlerin potansiyel müşterilere yakın olması isteğinin bu değişimi tetikleyeceği belirtilirken, dünyadaki yeni değer zincirlerinin, bazı ülkeleri üretim anlamında avantajlı konuma getireceği vurgulanıyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun, A.T. Kearney iş birliği ile hazırladığı  “Readiness for the Future of Production Report 2018 - Üretimin Geleceğine Hazırlık Raporu”nun ikincisinde de Dördüncü Sanayi Devrimi ile birlikte ortaya çıkan yeni üretim yöntemleri ve gelir kapıları ele alınıyor.   Dördüncü Sanayi Devrimi’nin gelişmekte olan ülkelere gelişmiş ülkelerle arayı kapama fırsatı tanıdığının üzerinde duruluyor. Y eni teknolojik paradigmanın, gelişmekte olan ülkelere fırsatlar sunduğunun altının çizildiği raporda, “Mevcut üretim yapılarını dönüştürmenin maliyeti düşünüldüğünde, sıfırdan başlamak bir rekabet avantajına dönüşebiliyor” deniliyor. General Elektrik (GE) Türkiye B...

Türkiye ve AB İletişimi Ne Kadar Şeffaf

Resim
Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkisinde; katılım süreci boyutunda; yeni güçlü adımların atılmasına ihtiyaç var. İlişkideki dalgalı seyir iletişim boyutunda yeni bir hamleyi zorunlu kılıyor. Türkiye ve Avrupa Birliği’ne yönelik olmak üzere iki yönlü olarak hazırlanan AB İletişim Stratejisi’nin (ABİS)   ne kadar şeffaf olduğu tartışma konusu… Kapsamlı, esnek ve şeffaf olduğu öne sürülen stratejide   “Sivil Toplum” hareketine de önemli bir yer verildiği gözleniyor.   Haziran 2015-Haziran 2019 dönemini kapsayan Avrupa Birliği’ne (AB) Katılım İçin Ulusal Eylem Planı II. Aşaması 2014 yılında açıklanmıştı. Ulusal Eylem Planı’nın işleyişini belirleyen AB İletişim Stratejisi uygulamaya geçirilerek, üniversitelerden farklı inanç grupları temsilcilerine, gençlik ve kadın örgütlerinden engelli derneklerine kadar geniş bir yelpazeyi temsil eden sivil toplum kuruluşlarının katkı ve önerileri alınmıştı. İletişim strateji metni, kamu, sivil toplum, iş çevreleri, düşünce ku...

Türkiye 4. Sanayi Devrimine Hazır Değil

Resim
Avrupa Birliği (AB) ile ilişkisi muallakta olan Türkiye, dördüncü sanayi devrimine de henüz hazır gözükmüyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun, A.T. Kearney iş birliği ile hazırladığı  “Readiness for the Future of Production Report 2018 -Üretimin Geleceği için Hazırlık Raporu”nda yer verilen 100’ü aşkın ülke, performansl arına göre dört gruba ayrılıyor. Bu ülkeler, ö ncü ülkeler, yüksek potansiyel taşıyan ülkeler, gelişmekte olan ülkeler ve geçmişte kalan ülkeler olarak sıralanıyor. Yapılan değerlendirmeye göre, Dördüncü Sanayi Devrimi’ne ABD, Singapur, İsviçre, İngiltere, Hollanda en hazır ülkeler olarak görülüyor . Avrupa ülkelerinin çoğunluğunun yanı sıra Çin, Japonya ve Güney Kore Dördüncü Sanayi Devrimi’ne hazır ülkeler arasında yer alıyor. Hazır ülkeler sınıfına giren 25 ülke mevcut durumda küresel Gayri Safhi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYİH) yüzde 75’ini üretiyor. Bu ülkeler mevcut ekonomik güçleriyle, dönüşüme hazır yapılarıyla ve şimdiden hazırladıkları stratejile...

Siber Riskler Ne Kadar Biliniyor

Resim
Hayatı bir o kadar kolaylaştıran ve hızlandıran siber teknolojiler; diğer yandan da inanılmaz risklere imza atıyor. Sanal riskler ne ölçüde bilinebiliyor, çözülebiliyor ya da tahmin ediliyor? Otoriteler, yeterli tedbirleri alabiliyor mu? Tartışılır. Teknoloji mucidi olmadığımdan tüm riskleri bilmem ya da ölçmem elbette mümkün değil. Önlenemeyen durumlar, kıstaslar; daha doğrusu tahmin edilmeyen durumlar var mı? Kendiliğinden mi gelişiyor? Risklerin getirdiği ahlaki, etik, ekonomik ve diğer sorunlar var… Konunun uzmanlarının yorumu: “Zararlı yazılımlar yapımcıları tarafından sürekli geliştiriliyor. İşletim sistemlerinin sürekli güncel tutulması ve güncel anti virüs programlarının kullanılması belli bir ölçüde korumanızın da güncel olmasını sağlar.” 4. sanayi devrimini oluşturan otomasyon teknolojileri, bulut teknolojileri üzerinden birbirleri ile iletişim kuruyor. Günümüzde 6 milyar akıllı cihaz bulut teknolojisi ile birbirine bağlanmış durumda. 2020 yılında bu sayının 20 ...